|
||||||||
|
||||||||
| ORTA YAŞ ve CİNSELLİK | ||||||||
|
Cinselliğin doğumdan ölüme kadar hayatımızın doğal bir parçası olduğu daha diğer yazılarda da vurgulanmıştı. Önceki kuşaklar belli bir yaşa geldikten sonra cinselliğin bittiğine inanmak eğilimindeydi. Oysa günümüzde yaş ilerledikçe cinselliğin bitmediği yalnızca yaşanma biçiminde değişiklikler olduğu bilinmektedir: 1.Yaşlandıkça cinselliğin niteliği bozulmaz. 50 yaşından sonra cinsellik daha kötü değildir, yalnızca farklıdır. Bir erkeğin sertleşmesi 21 yaşındaki kadar güçlü olmayabilir ancak boşalma için geçen süre daha uzundur ve kısmi sertleşmeyle eşini uyarabilme becerisi vardır. Sevişme süresi daha da uzayacağından bu sürede henüz cinsel birleşme olmadan eşini orgazma ulaştırma şansı vardır. Orta yaştaki erkekler direk cinsel organ üzerine olan uyarımın yanında bütün vücuda yayılan dokunuş ve temastan daha fazla zevk almaya başlarlar. Seks penis başına odaklı olarak yaşanmaz ve bütün bedeni kapsayan bir deneyime dönüşür. Eşine doyum vermenin de boşalmak kadar heyecan verici olduğu hissedilir. Kadınlar cinsel ilişkiyi başlatmak konusunda otuzlu yaşlarına gelene kadar pek rahat değildirler. Yaşlandıkça cinsellikle ilgili olarak kendilerine olan özgüvenleri kadar cinsel ilişkiden aldıkları zevk de artar. 50'li yaşlarda kadın ve erkeğin duygusal olgunluğu ve cinsel özgüvenindeki artışın etkisiyle cinsel yaşam daha zenginleşir. On yıllarca da bu şekilde karşılıklı doyuma dayalı olarak sürebilir. 2.Kadında cinsel organda yeterli ıslaklık veya erkekte hızlı ereksiyon olmaması onların uyarılmadığı anlamına gelmez. Vajinal ıslaklığın yeterli olmaması hormonal değişikliklerle ilişkilidir ve cinsel isteksizliğin bir sonucu değildir. Sorun vajinal jeller, hormon kremleri veya hormon ilaçları ile kolayca giderilebilir. 3.Sertleşmenin eskisi gibi olmayışı bazı erkekler tarafından yanlış yorumlanabilir. 40 yaşından sonra erkeklerin çoğu geçici ereksiyon sorunu yaşarlar. Sağlıklı, fiziksel ve cinsel olarak aktif bir erkek çok ileri yaşlara kadar herhangi bir tıbbi girişim olmaksızın ereksiyon olabilir. Geçici sertleşme zorluğu veya niteliksel olarak 19 yaşındaki gibi olmayan bir ereksiyon karşısında hemen paniğe kapılmamak gerekir. 4.Menopoza giren kadınlarda cinsel istek azalması olmaz. Tam tersi birçok kadın menopozda isteğin arttığını ya da değişmediğini bildirmiştir. Hormonal dengesizliğe bağlı istek ve ilgi azlığı kolayca giderilebilir. Sağlık sorunu, stres, evlilikte yaşanan sorunlar her yaşta olduğu gibi menopozda da cinsel yaşamı etkiler. 5.Orta yaştaki bir erkekte eşine ya da çekici bir başka kadına yalnızca bakmayla ereksiyon oluşmayabilir. Bunun anlamı erkeğin isteksiz olması veya eşini artık çekici bulmaması değil, fizyolojik olarak daha fazla uyarıya ihtiyaç duymasıdır. Özellikle cinsel organın doğrudan uyarılması gerekir. Bu yaştaki erkekler duygu ve isteklerini eşleriyle paylaştıklarında daha tutkulu ve doyumlu bir ilişki yaşarlar. 6.İlk gençlik yıllarında daha çabuk ve daha sert bir ereksiyon olmakla birlikte bu yıllar cinselliğin altın yılları değildir. Daha ileri yaşlarda ereksiyon süresi daha uzundur, daha iyi bir boşalma kontrolü vardır ve erkek eşini nasıl tatmin edeceğini bilmektedir. Bütün bunlar 19 yaşındayken pek de mümkün değildir. 7.Kadınlar otuzlu yaşlardan başlayarak cinsel olarak daha da olgunlaşırlar. Kendi bedenlerini daha iyi tanıdıkları için cinsel uyarıma daha iyi yanıt vermeye başlarlar. Yaşla orgazm kapasitesi ve birden fazla kez orgazm olabilme potansiyeli değişmeden kalır. 8.Pek çok kişi seksin yalnızca genç ve güzel olanlar için olduğunu düşünür. Paralel şekilde orgazmın da gençlikte daha şiddetli olduğu düşünülür. Bunlar doğru değildir. Kadınlar sıklıkla 40 yaşından sonra daha şiddetli orgazma yaşadıklarını söylerler. Erkekler daha genç yaşlarına göre daha zayıf bir boşalma olduğunu ancak orgazmın yalnızca penis başında değil genital bölgede daha geniş bir alanı içerecek şekilde bütün vücutta hissettiklerini söylerler. 9.Sevişirken kalp hastalığı ve kalp krizi geçirme riski yüksek değildir. Cinsel ilişki sırasında kalp hastalığına bağlı ölüm görülmesi 70de 1dir ve bunların çoğu da stresin yüksek olduğu evlilik dışı ilişkilerde olmaktadır. Sevişmenin stresin azaltılmasından depresyonun önlenmesine kadar sağlığa pek çok yararı vardır. 10.Orgazm her cinsel eylemin amacı değildir. Hem kadın hem de erkek için tatminkâr olup orgazmla sonlanmayan sevişme mümkündür. Bazen sadece sarılmak, okşamak, öpmek, koklamak da çiftleri mutlu edip rahatlatır. Bazı çiftler orgazmı amaçlamadan sevişip orgazm olmak istedikleri de bunun daha şiddetli olmasını isteyebilirler. Copyright © 2006 Konak Terapi |
![]()
|
|||||||
|
|
||||||||
|
Konak Psikiyatri Psikoterapi
Merkezi Vali Konağı Caddesi Konak Apt. No:127/7 Nişantaşı İSTANBUL
TÜRKİYE
Tel: +90 212 240 28 06 Faks:
+90 212 240 28 07 Cep:+90 533 386 27 75 wwww.konak-terapi.com
|
||||||||
Copyright © 2006 Konak Psikiyatri ve Psikoterapi Merkezi Her Türlü Hakkı
Saklıdır
Web Design by
edizer
|
||||||||